Fitch ve Deutsche Bank’tan Türkiye tahmini

Reuters’ta yer alan habere göre Fitch, Türk bankalarının kredi büyümesinin, ekonomi politikalarındaki değişim sonrası gelen düzenlemelerin etkisiyle ikinci çeyrekte yavaşladığını belirtirken, kurum büyümedeki yavaşlamanın ikinci yarıda da sürmesini bekliyor.

Fitch’in Türk bankalarına yönelik bugün yayınladığı çeyreklik Datawatch raporunda, alınan tedbirlerdeki bazı gevşemelerin ise bankaların kredi verme iştahını canlı tutacağını kaydetti.

Fitch yüksek TL mevduat faizlerine karşılık, daha yüksek kredi faizleri ve TÜFE’ye endeksli tahvil getirileri ile yılın ikinci yarısında marjlarda hafif toparlanma öngörüyor.

Seçim sonrası atanan ekonomi yönetimi, ekonomi politikalarında U-dönüşü yapmış ve uygulanan “rasyonel” politikalar kapsamında TCMB bugüne kadar 2 bin 150 baz puan faiz artırmıştı.

KKM’den kademeli çıkış kapsamında alınan önlemlerle de TL mevduat faizleri yüzde 45’in üzerine kadar yükseldi.

Fitch kur korumalı mevduat uygulamasından kademeli çıkış planı nedeniyle de, yılın ikinci yarısında döviz mevduat paylarında ciddi bir yükseliş beklemiyor.

DEUTSCHE BANK’TAN TÜRKİYE İÇİN FAİZ TAHMİNİ

Sözcü’de yer alan habere göre, Deutsche Bank ekonomistleri Yiğit Onay ve Christian Wietoska, artan jeopolitik riskler ve bu risklerin Türkiye’nin enflasyon ve ödemeler dengesi dinamikleri üzerindeki olası etkilerini gözeterek, para politikası görünümüne ilişkin öngörülerini güncellediklerini ve artık kasım ve aralık aylarında TCMB’den 250’şer baz puanlık faiz artışı beklediklerini belirttiler.

Bugün yayımlanan nota göre ekonomistler gelecek haftaki Para Politikası Kurulu toplantısında TCMB’den 500 baz puanlık faiz artışı bekliyor.

Bloomberg’in aktardığına göre ekonomistler, faiz artışlarının bir haftalık repo faizinin yüzde 40’a ulaşmasıyla son bulacağı görüşlerini korumakla beraber, bu seviyeye önceki tahminlerine göre daha erken şekilde, yıl sonunda ulaşılacağını düşünüyor.

Kurum daha önce yüzde 40 nihai politika faizi seviyesine yerel seçimin ardından 2024’ün ikinci çeyreğinde ulaşılacağını öngörmüştü.

Notta, böyle bir politikanın, “Enflasyon beklentilerini kontrol altına alma, Merkez Bankası’nın ekonomiyi sürdürülebilir bir patikaya sokma ve kredibilitesini güçlendirme hedefleriyle daha uyumlu olacağı” ifade edildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx